NAMIK KEMÂL (1840-1888), XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar, gazeteci ve idareci. 21 Aralık 1840’ta Tekirdağ’da doğdu. Babası II. Abdülhamid’in Müneccimbaşısı, Meclis-i Mâliye Âzâsı ve Esham Müdürü Mustafa Âsım Bey’dir. Annesi Fatma Zehra Hanım ise Tekirdağ Mutasarrıfı Koniçeli Abdüllatif Paşa’nın kızıdır. Anne tarafından Osmanlı hanedanıyla akrabadır. İlk tahsilini hususî hocalardan aldı, ardından Bayezid Rüşdiyesi’ne başladı ve sonrasında Valide Mektebi’ne (Dârülmaârif) devam etti. Vâizzâde Mehmed Efendi’den tasavvuf ve edebiyat dersi alarak kendini yetiştirmek için de hususî hocalardan Arapça, Farsça, Âdâb, Mantık ve Meanî öğrendi, ayrıca binicilik, cirit ve av gibi sporlarla da meşgul oldu. Şiir yazmaya ise dedesiyle birlikte gittiği Sofya’da başladı. Ardından İstanbul’a gelerek ilk memuriyetine Hariciye Nezareti Tercüme Odası’nda başladı (1857). Burada Leskofçalı Galip Bey vasıtasıyla Encümen-i Şuârâ mensuplarıyla ve 1862’de hayatının yönünü değiştirecek Şinasi ile tanıştı. Ardından Şinasi’nin Tasvir-i Efkâr’ında yazmaya başladı. 1865’te arkadaşlarıyla beraber Yeni Osmanlılar Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer aldı. 1867’de çıkan meşhur sansür nizamnamesi üzerine Ziya Paşa ile birlikte Paris’e kaçarak hayatının yeni bir devresine girmiş oldu. Ardından Londra’ya geçti. 1870’te İstanbul’a döndü ve 1872’de Ebüzziya Tevfik ile beraber gazetecilikte en parlak zamanının geçtiği İbret’i yönetmeye başladı. Ancak siyasî içerikteki yazılarından dolayı gazete kapatıldı ve kendisi Gelibolu’ya Mutasarrıfı olarak gönderildi. Bir müddet sonra İstanbul’a gelip yayınlarına devam etti ve nihayetinde “muzır neşriyatta bulunmak suçundan” Magosa’ya sürgüne gönderildi (1873). Sultan Abdülaziz tahttan indirilip V. Murad tahta çıktıktan sonra affedilerek İstanbul’a döndü. II. Abdülhamid Han’ın tahta geçtiği günlerde Şûrâ-yı Devlet Âzâsı oldu, Kanun-ı Esasi Komisyonu’nda görev aldı ve ardından Meşrutiyet ilan edildi. Ancak 93 Harbi’nin çıkması üzerine Meclis süresiz kapatılınca 1977’de Midilli’ye sürgüne gönderildi. 1879’da Midilli’ye Mutasarrıf tayin edildi Bu görevi 1884’te Rodos Mutasarrıflığına nakledildi ve on iki cilt olarak tasarladığı Osmânlı Târîhi’ne burada başladı. 1877’de vilayet merkezi Sakız’a alınınca Sakız Mutasarrıflığına tayin edildi. 2 Aralık 1888’de zatürreden vefat etti. Namık Kemâl, roman, tiyatro, biyografi, edebiyat, tarih ve eleştiriye alanında pek çok eser kaleme almıştır.